Gökyüzündeki masal deryası

Carl E. Sagan’ın ikonik sözünü duymayanımız yok gibidir: “Hepimiz yıldız tozuyuz.” İnsan mitolojiyle haşır neşir olduğunda sözün içeriğinin elementlerle sınırlı olmadığını düşünüyor. Belli ki yıldızlar sanatsal ışıklarını da insanlığın ruhuna üfledi. Atalarımız binlerce yıl önce bakışlarını gökyüzüne çevirdiğinde uçsuz bucaksız bir masal deryası gördüler. Duydukları hayranlık, korku ve merak mitlere, mitlerse sanatın her dalına ilham verdi.
Bu yönüyle mitolojiyi oluşturan ruh, bulutlardan şekil çıkaran, hayaller kurup masallar uyduran çocuk ruhuna hepimize olduğundan daha yakın aslında. Çocukların çeşitli mitolojileri öğrenmeleri en çok bu nedenle, tam da onların hayal dünyasına hitap ettiği ve beslediği için gerekli. Onları mitolojik anlatılarla buluşturan her nitelikli eser karşısında heyecan duymamız biraz da bu sebepten. Anita Ganeri’nin kaleme aldığı ve Arden Yayınları tarafından okurlara sunulan ‘Yıldız Öyküleri’ o eserlerden biri. ‘Gökyüzüne Bakarak Efsaneler Yaratan Dünya’ altbaşlığını taşıyan ‘Yıldız Öyküleri’, Eski Yunan’dan Afrika kabilelerine, Çin’den Avustralya yerlileri Aborjinlere, İnkalardan Navaho yerlilerine, Antik Mısır’a ve Sümerlere dünyanın dört bir yanından gökyüzü efsanelerini bir araya getiriyor. Bizleri insanlığın evreni anlama çabasına ortak ederken dünya kültürlerinin zenginliğini de önümüze seriyor. Andy Wilx’in birbirinden güzel desenlerine dalarken binlerce yıl öncesiyle aramızdaki mesafeler siliniyor, mitolojik öyküleri meydana getiren düş gücüne ve ruha dokunuyoruz.
Kitaptaki 23 öykünün çoğunu takımyıldızlardan ilham alarak anlatılagelen mitler oluşturuyor. Elbette mitolojinin olmazsa olmazları envai çeşit tanrı, amansız mücadeleler, sihir ve insanüstü varlıklar her öyküde kendine yer buluyor.
Kuzey Amerika’da bir grup hayvan, Güneş’i yeryüzüne getirmenin yollarını ararken Antik Yunan’da Helios her sabah parıltılı arabasıyla gökyüzünde gezintiye çıkıyor. Avustralya’da gökyüzünü taşıyan devekuşu yorulduğunda yıldızlar kayıyor, Çin’de bir insan ile tanrıçanın evlenmesine kızan tanrılar şimşeklerle gökyüzünü parçalıyor. Bir Maori balıkçısı kanosuna doldurduğu parlak çakıl taşlarını gökyüzüne serperek evrene Samanyolu’nu hediye ederken Gılgamış ve Enkidu, Göklerin Boğası’yla savaşıyor.
Bütün bu hikâyeler dünyanın dört bir yanında farklı zamanlarda farklı kültürlerce ama benzer duygularla anlatılageldi. Mitolojinin verdiği edebi haz bir yana, binlerce yıldır aynı göğe bakarak hayaller kurup masallar anlattığımızı hatırlamanın sevinci bir başka yana.

YILDIZ ÖYKÜLERİ Gökyüzündeki masal deryası
GÖKYÜZÜNE BAKARAK
EFSANELER YARATAN DÜNYA
Anita Ganeri
Resimleyen: Andy Wilx
Çeviren: Çiğdem Özüer
Arden Yayınları, 2020
96 sayfa, 95 TL.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir