Whatsapp krizinin arka planı

WHATSAPP’IN kullanıcılara getirdiği kişisel verilerin işlenmesine yönelik yeni uygulama ve sözleşme kafaları karıştırdığı gibi kullanıcılarda kaygıya yol açtı. Bu konunun en yetkin isimlerinden birine süreci, Kişisel Verileri Koruma Kurumu ile Rekabet Kurumu’nun başlattığı soruşturmaların içeriğini, devlet kurumlarının önümüzdeki süreçte nasıl bir yol izleyeceklerini sordum. Ulaştırma ve Alt Yapı Bakan Yardımcısı, eski BTK Başkanı Ömer Fatih Sayan, Habertürk’ün sorularına şu yanıtları verdi:

DİJİTAL SINIR-FİZİKSEL SINIR: Bu sosyal medya ağları, hiçbir şekilde Türkiye’de temsilci açma, bu işleri nasıl yaptığını, hangi bilgileri kimlere sattığını açıklamıyor; yasal olarak hesap vermiyor. Sosyal medya şirketleri artık, “Dünyada güç biziz. ABD Başkanı da olsa kimseyi takmayız” yaklaşımı sergiliyor. ABD seçimiyle ilgili, “şunlara kazandırdık, şunlara kaybettirdik” gibi şeyler ortaya döküldü. Artık dünyada fiziksel sınırların, dijital sınırlarla boy ölçüştüğü, siber güvenliğin, fiziksel sınırları belirlemek istediği bir yere doğru geliyoruz. Örneğin Whatsapp’tan benim konuşmalarımı dinleyebilir. Konuşurken desem ki “Çocuk hasta oldu”, hasta kelimesini kullansam; sigorta şirketlerini, sağlık sektörünü devreye sokup sana ürün satmaya çalışıyor. Bütün bunları dayatarak yapıyor. “Ya sev ya terk et” gibi bir anlayış. “Dayattığım şeylere tamam de ya da ürünü kullanma” diyor. Böyle bir platform olur mu?

KANUN ÇIKARDIK: Biz, Facebook’a gel-temsilci ata-kurallara uy demek için ne yaptık? Kanun yazdık. O ise vatandaşı güçsüz bulup ne diyor: Ya benim şartlarımı kabul edersin ya da platformu kullanma! “Şartlarımı kabul etmezsen, kullanmana izin vermem” diyor. Ne özgürlük, ne ifade özgürlüğünden bahsedebiliyorsun. Kaç yıldır yerli kullanalım diyoruz ama insanlar, meselenin ne kadar vahim olduğunu yaşayarak görüp anladı. Şimdi Whatsapp sorgulanır hale geldi.

HER VERİYİ TOPLUYORLAR: İşin farklı boyutları var. Şöyle ki, hem Facebook’ta hem Whatsapp’tan bilgi toplayacaksın; bunları birleştireceksin. Reklam veren de bunlara bakıyor. Hangi içerik var; bu adam nelerden hoşlanır, eski arkadaşları, eski sevgilisi… Listeyi uzatabilirsin. Facebook’tan bunu alıyor, Whatsapp’taki güncel veriyle bunu birleştiriyor. İki kaynağı birleştirdiği zaman çok daha sağlam bilgiye ulaşırsın. Hem oradan hem buradan bütün alanları tarıyor.

KVKK/HABERLEŞME HÜRRİYETİ: Kişisel Verileri Koruma Kurumu açısından da haberleşme hürriyeti bağlamında şöyle bakılıyor: Haberleşme hürriyeti için herhangi bir ön şart sunulamaz, konulamaz. Haberleşme hakkını kullandıracaksan tam yaptıracaksın. Burada her bir işlem için ayrı ayrı kullanıcının uyarılması lazım. “Bu onayı istemiyorum” diye seçeneğinin olması lazım. Bir onayı kabul etmiyorsan sana devam etme imkânı tanımıyor. Bu, kabul edilemez.

CAYMA HAKKI VERMELİ: KVKK açısından bu onayı verdin diyelim. Daha sonra istediğin zaman sana geri dönme/vazgeçme hakkı vermesi lazım. Kabul ediyorum diyenlerin verilerini kullanmaya başladı; sonra geri dönemiyorsun. “Ya sev, ya git” diyor yani. Buna cevabımız şu olacak: Yerli ve milli platformları kullanacağız ve bütün kullanıcı haklarını orada da faaliyete geçirerek kullandırtacağız. KVKK açısından şunları yapmanız gerekiyor; diyeceğiz. Ya sev ya terk et olmaz. Bu evrensel kurallara uyanlar hizmetini verebilecek.

DEVLETİN GÜVENLİĞİ: Güvenlik açısından da şu kural her zaman geçerlidir. Devletin mahrem konuları Whatsapp gibi platformlara düşmez; düşmemeli. Bu platformlarda bunlar konuşulmaz. Bunlar orada olmaz. Devletin güvenlik kategorizasyonu içinde bakılır ve buna göre hareket edilir. En temel güvenlik kuralıdır bu…

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir